Kısırlık, bebek sahibi olmak isteyen çiftlerin belirli, düzenli periyodlarla ve korunmasız cinsel ilişkiye girmelerine rağmen gebeliğin oluşamaması durumudur. Üreme sistemi ile ilgili bir sağlık sorunu olan kısırlığa, dünyada üreme organları gelişmiş her 100 çiftten en fazla 15’inde rastlanmaktadır. Kısırlığın oluşmasının birçok sebebi bulunmaktadır. Ve kısırlık vücuttaki üreme organlarının işleyişinin bozulduğu bir hastalıktır.

Çiftlerin kısırlıktan kurtulup sağlıklı bebek sahibi olabilmeleri için dünya genelinde birçok tedavi şekli uygulanmaktadır. Bu tedaviler sayesinde birçok çift bebek sahibi olmanın mutluluğunu yaşamaktadır. Kısırlık kadınlarda ve erkeklerde eşit oranlarda görülmektedir. Hastalarda yapılan tüm çalışma ve araştırmalara rağmen bazı hastalardaki kısırlığın sebebi bulunamamaktadır.

Gebeliğin oluşması basit ve doğal gibi görünse de aslında komplike bir durumdur. Sağlıklı bir gebeliğin oluşabilmesi için bazı faktörlerin sağlanması gereklidir.

  • Kadınların yumurtalıklarının sağlığı,
  • Erkeklerin spermlerinin kalitesi,
  • İlişki sonrası spermin yumurtaya ulaşmasını sağlayan fallop tüplerinin sağlığı
  • Spermin yumurtaya ulaştıktan sonra sağlıklı bir şekilde döllemesi,
  • Döllenme oluştuktan sonra yumurtanın rahime oturabilmesi,

 gibi faktörler gebelik oluşumunda önemlidir.

Kısırlığın Nedenleri Nelerdir?

Kısırlık hem kadınlarda hem de erkeklerde eşit oranda görülen bir durumdur. Dünyada yapılan çalışmalara göre kısırlığı olan bireylerin  %15’lik kısmında kısırlığa sebep olabilecek herhangi bir soruna rastlanmamıştır.

Belirli periyodlarda haftada 2-3 kez cinsel ilişkiye giren 100 çiftten 85’i kısa bir sürede bebek sahibi olabilmektedir.

Kadınlar yaşları ilerledikçe doğurganlıklarını kaybetmektedirler.

Doğurganlığın kaybolması çok fazla kendini göstermese de ortalama 32-35 yaşlarında başlamaktadır. Fakat yaş 40 olduğunda ciddi oranda fertilite kayıpları olabilmektedir.

Bu sebeplerden 35 yaşından büyük gebe kalamayan her kadın yıllık kontrollerini ve testlerini aksatmadan yaptırmalıdır. Erkeklerde kısırlık ise kadınlardaki gibi yaşla orantılı değildir.

Erkeklerde Kısırlık Sebepleri Nelerdir?

Erkeklerde kısırlığın birçok sebebi bulunmaktadır. Erkeklerde en fazla rastlanan kısırlık nedeni ise sperm morfolojisinin sağlıksız olmasıdır. Kişinin sosyal yaşamı bu durumu tetikleyen sebeplerdendir.

Erkeklerde kısırlık sebepleri şunlardır:

  • Spermin yapısında problemler
  • Menide spermin bulunmaması
  • Testis kanalları tıkanıklıkları
  • Spermin dışarıya atılamayıp mesaneye akması
  • Sperm hareketlerinin yavaşlığı
  • Hormonsal sebepler
  • Genç yaşlarda geçirilmiş ağır hastalıklar
  • Genetik
  • Varikosel varlığı
  • Sertleşme, erken boşalma gibi sorunlar
  • Diyabet Hastalığı
  • Geçmişinde kanser öyküsündeki tedaviler
  • Fazla sgara ve alkol tüketimi
  • Sinir ve stres
  • Cinsel hastalıkların varlığı

 Azospermi Nedir?

Azospermi menide hiç sperm hücresinin bulunmaması durumudur. Azospermi iki sebebe bağlı olarak incelenmektedir.

Spermin geçtiği kanallardaki tıkanıklığa bağlı azospermi:

Geçmişte yaşanan idrar yolu ve genital enfeksiyonlar veya doğuştan gelen sperm kanallarının tıkanıklığına bağlıdır. Sperm kanallarının açılabilmesi için cerrahi operasyonlar yapılmaktadır.

Spermin Geçtiği Kanalların tıkanıklığına bağlı olmayan Azospermi ise:

Genetik sebeplere bağlanmaktadır.

Her iki grubun tedavisinde de cerrahi operasyonlarla sperm üretilmekte ve dölleme uygulaması için mikroenjeksiyon işlemi yapılmaktadır.

Kadınlarda Kısırlık Sebepleri Nelerdir?

Kadınlarda rastlanan kısırlıktaki en yaygın sebep tüp tıkanıklığı, çikolata kisti, polikistik over sendromu gibi durumlardır.

Kadınlardaki Kısırlığın diğer sebepleri ise:

  • Tüp Tıkanıklığı ve tüplerdeki anormal değişimler
  • Düzensiz regl periyodları
  • Geçmişte geçirilmiş genital enfeksiyonlar
  • Geçmişte geçirilmiş karın cerrahi operasyonları
  • Yumurtlama düzensizlikleri ve bozuklukları
  • Erken menopoza girme
  • Rahimde oluşan iyi huylu tümörler (miyomlar)
  • Polikistik Over Sendromu
  • Tiroid hastalıkları
  • Geçmişte yaşanmış kanser hastalığı ve tedavileri
  • Sigara ve alkol tüketimi
  • Geç regl başlama durumu
  • Diyabet, karaciğer hastalığı gibi kronik hastalıklar

Gibi sebepler kadınlarda kısırlığa sebep olabilmektedir.

Kısırlığın Belirtileri Nelerdir?

Kısırlığın bir çok belirtisi bulunmaktadır. Fakat bu bulgular kesin tanı koymak için yeterli değildir. Kısırlığın kesin tanısının koyulabilmesi yapılacak olan bazı tetkik ve muayenelere bağlıdır.

Kısırlığın Belirtileri:

  • Hiç regl olamama, düzensiz regl olma
  • Regl döneminde aşırı ağrı, fazla kanama
  • Gebe olmamasına rağmen memelerin süt salgılaması
  • İstemsiz kilo alma
  • Aşırı tüylenme ve ciltte sivilce sorunları
  • Erkeklerde cinsel sorunlar (erken boşalma, sertleşememe)
  • Erkeklerde meninin az salgılanması
  • Gençlerin düzenli ve korunmadan cinsel ilişkiye girmelerine rağmen gebe kalınamaması durumu,

gibi sebepler kadınlarda kısırlığın sebepleridir.

Kısırlıkta Tanı Yöntemleri Nelerdir?

Kısırlıktan şüphelenilen kadınlarda ve erkeklerde bazı tetkik ve sonuçlarla kesin tanı koyulmaktadır.

Kısırlık tanısı için erkeklerdeki yöntemlerden birisi semen analizi yöntemidir.

3-7 gün cinsel birliktelik olmadan alınan sperm örneği detaylıca incelenmektedir. Alınan örnekte sperm hareket hızı, sayısı ve yapısı hakkında tarama yapılmaktadır.

Bazı durumlarda doktorlar bağlı antisperm antikoru testide istemektedir.

Kadınlarda şüpheli kısırlıkta ise düzenli regl perdiyodları varsa kanamadan 7 gün önce başlanılıp kan testi aracılığıyla yumurtlama incelenir.

Bazı doktorlar ise yumurtlamayı 1 ay süresince ultrasondan gözlemleyebilir.

Fallop tüplerinin tıkanıklığı ise HSG adı verilen röntgen filmleriyle incelenmektedir.

Bazı doktorlar ise karının içine ucu kameralı inse kamera aracılığıyla görüntüleme sağlamaktadır.

Kısırlık ve Fitoterapi Tedavisi

Günümüzde hastalıkların tedavisinde sadece cerrahi ve tıbbi yöntemler yetmemektedir. Uzmanlar aynı zamanda kısırlığın tedavisi için Fitoterapiyi önermektedir. Fitoterapi, çeşitli bitkiler yoluyla hastalıkların tedavi edilmesini sağlayan bir yöntemdir. Fitoterapi vücudun bağışıklığını yükseltirken aynı zamanda hastalıklara yapılan tedavi yöntemlerinin etkisi arttırmakta ve yan etkilerini en aza indirmektedir.

Fitoterapi Türkiye Sağlık Bakanlığı tarafından resmi olarak kabul edilmiştir. Fitoterapiyi Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Uygulamaları Daire Başkanlığı yönetmektedir.

Fitoterapi tedavisinde bitkileri doktordan bağımsız bilinçsizce tüketmek vücuda zararlı olabilir. Bu bitkiler birçok dalda hastalıklara çözüm üretebilmektedir. Bitkilerin belirli dozlarda doktor kontrolünde kullanılması en sağlıklıdır. Çünkü şifalı bitkilerde Ekstrat adı verilen bitki özü içeriği bulunmaktadır. Laboratuvarlarda çeşitle testlerden geçen bitkiler daha sonra son teknoloji cihazlarla ihtiyacı olunan kısım ayrıştırılmaktadır. Faydalı kısım ayrılmaktadır. Bit adet bitkisel ürün kapsülü kilolarca faydalı bitki demektir.


    DR. HAKAN ÖZKUL'A SORUN


    Talebiniz: